2015/2016 ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEZONU
2015 / 2016 ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEZONUNDA NELER YAŞANACAK

01.12.2015 22:07:42



 

    Zeytin hasat sezonu yaklaştıkça ülkemizde zeytin yetiştiriciliği yapılan bölgelerde hasat şenlikleri, festivaller, toplantılar yapılmaya başlanır. Sezona girmeden yetkili kurumlar sezona ait zeytin ve zeytinyağı rekoltesini açıklarlar buna bağlı olarakta ülkenin büyük alıcılar fiyat belirler. 

    Fiyat neye göre belirlenir ?

    Üretici sezon başından hasada kadar olan harcamalarını (mazot,gübre,sulama,ilaçlama,hasat) her zaman tuttuğu çiftçi defterine yazar, sezon sonunda rekoltesini çıkarır ve maliyetlerini düştükten sonra kârını koyar ve ürününü satar, doğal olanda bu değil midir ? Tabi bunlar bizim ülkemizde olan değil, istenilen ancak hiç bir zaman başarılamayan bir durumdur. 

    Çiftçi kayıt altına girmekten korkar, yetkili kurumlar ülkede meyve veren yada vermeyen ağaç sayısını bilmez, rekolteler hiç bir zaman tutmaz, herkes ağlar. Mutlu olan kimseyi bulamazsınız. Yetkili kurumlar açıklanan rekoltenin eksik çıkmasını hiç bir zaman da revize etmezler, etrafta karıştırılacak ikame ürün (pirina yağı, kanola yağı, ayçiçek yağı, rafine yağlar, kaçak yağlar )  bol olduğundan nasıl olsa rekolte kağıt üzerinde tutar. Kağıt üzerinde tutturulan rekolte aslında tüketicinin boğazına geçirilen TAĞŞİŞ muammasının çözülmesine de fırsat vermez.

    2015 - 2016 sezonunda yetkililerce açıklanan rekolte miktarı 143.000 ton zeytinyağı (aslında umulan miktar) Gerçekleşecek miktar 95.000 - 100.000 ton civarında , bekleyeceğiz ve hep beraber göreceğiz revize edilecek mi? 

    İşin başka bir yönüde rekoltenin fazla açıklanarak üretici üzerinde fiyat baskısı oluşturularak fiyatların düşmesini sağlamak. Alıcılar bu yıl Güneydoğu'dan geri gelmiyorlar Egede zeytin ve zeytinyağı yok.  Güneydoğu'da zeytin ve zeytinyağı bolluğu yaşanıyor , herkesin aklı orada , nasıl ucuz alırız da kâr ederiz diyorlar. Market raflarının bilindik markalarının alıcı simaları her hafta Adana, Gaziantep,Nizip, Antakya arasında ( zeytinağacının anavatanında) mekik dokuyorlar.

    Üreticide inatçı ucuz ürün vermek niyetinde değiller. Fiyatlar yukarı yönlü oluşuyor, televizyonlarda stk'lar adına sektörü savunacak olan konuşanlar aslında bağlı oldukları şirketlerin sözcülüğünü yapıyorlar. Baskı oluşturularak ticaret yapılmasına göz yuman kooperatiflerde çıt yok. Geçtiğimiz yıllarda üretici dostu olan kooperetiflerin depolarında kaçak Suriye zeytinyağı olmasını yadsımamak gerek. Bahane de hazır, bizim değil rafinasyon için burada.

    Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, medya ve sosyal ağlar ile hangi bölgede ne kadar ürün var, kaç paraya satılıyor herkesin haberi oluyor. 

    Bu yıl gözlemlerime göre Ege ve Marmara bölgesinde iklim etkisi ile sofralık zeytin olmayışından diğer bölgelerde yağlık olarak ayrılan zeytinlerinde sofralık olarak değerlendirilmesine yol açtı. Sofralık olarak ayrılan zeytinlerden arta kalan 0 numara gözde biriken elek altlarıda rekolteyi karşılayamayacak. Örnek vermek gerekirse Mersin / Mut ilçesinde rekolte 15.000 ton civarı açıklanırken gerçekleşecek rakam 5.000 ton seviyelerinde olacak, bu örneği çoğaltırsanız ülkenin rekoltesini az çok tahmin edebilirsiniz.

    Sosyal ağlarda dün ilgimi çeken bir yorum vardı aynen aktarıyorum; bir bayan okuyucu Meşhur STK'mızın üyelerinin televizyon programını seyretmiş , orada zeytinyağı fiyatının 13.00 TL olması gerektiğini savunan arkadaşımızın aynı zamanda zeytinin kg fiyatının 2.50 - 3.00 tl aralığında olduğunu açıklamasını yadırgamış ve görüntünün altına 5 kg zeytinden 1 kg zeytinyağı elde edildiğini varsayarsak diyor maliyet 15.00 tl yi buluyor bu maliyetteki bir ürünün 13.00 tl düşmesini beklemek nasıl oluyor diye sormuş. Bende yazının altına zaten siz çözmüşsünüz denklemi diye yazdım.

        Açıklamaları yaparken daha dikkatli olmalıyız , karşımızda artık eski üretici ve tüketici yok. Bilinçli bir toplum olma yönünde ilerliyoruz.Hep birlikte yeni sezunun üreticiye ve tüketiciye hayırlı olmasını diliyorum.

Serdar Öçten ÜNSAL