ANKARA'DA ZEYTİN AĞACI OLMAK !
SOĞUK KIŞ GECELERİNDE SIĞINACAK BİR YERİNİZ YOKSA , YAZIN SICAK KAVURUCU SICAĞINDA BİR YUDUM SUYA MUHTAÇ İSENİZ NASIL YAŞAR SINIZ ?

01.09.2015 14:03:54



Ben bir zeytin ağacıyım Ankara sokaklarında , sizler farkında mısınız ? Bilemem ama o karakolda görev yapan polisler  farkında ! 

 İklim isteklerine göre 800 metre yüksekliklerde ,  400 - 800 mm yıllık yağış alan ve kış sıcaklıkları -9 dereceleri geçmeyen ortamlarda çok uzun ömürlü  (3000 yaşında dünya üzerinde meyve verenleri var)  yaşamasıyla bilinen kutsal bir ağaçtır. İklim isteklerinin yanı sıra ekonomik olarak varlığını sürdürebilmesi için tarımının yapılması gerekmektedir.

Zeytinciliğin olduğu bölgelerde kanıksanmış bir ağaç olarak kimsenin dikkatini çekmez, herkes yolunun üzerinde bulunan ağacın altından,yanından geçer ama nedense başını kaldırıp bakmaz . Çiçeklerinin muhteşem güzelliğini (gelinlik giymiş genç kızlar gibi) bahar aylarında farketmezler bile. Oysa bu çiçekler insanın başını bile döndürecek güzelliktedir. Zeytine aşık olmak ona farklı gözle bakmaktır, onunla yaşamak, onunla konuşmak, dertlerine ortak olmak, altında yemek yemek,su içmek, geceleri ay ışığında uyumak demektir. Size tarih öncesinden destanları kulağınıza fısıldayarak ninniler söyler, ikarusun kanatlarından ,prometeusa , Mysialılardan, Romalılara kadar olan tarihi dile getirir. Alinda'nın hüzünlü hayat hikayesinden, Kleopatranın güzelliğine yaşamın kendisidir.

Kısa bir ön yazıdan sonra asıl konumuzda geçen ağacımızın özelliklerine bakalım; 20 yıl önce küçük bir fidan iken zeytin ağacına aşık bir polis memuru tarafından dikildiği Ankara Emek mahallesi polis karakolunun bahçesinde muhteşem bir ağaca dönüşebileceğinin farkındamıydık acaba ? Kış sıcaklık değerlerinin son 20 yıla bakıldığında kış mevsiminde -15 derecenin altında olan gün sayısı 90 günü geçen bir iklimde bu fidanın büyümesine nasıl gerçekleşmişti. Şu anda yirmi yaşında olan bu ağaç her sene de düzenli ürün vermekteydi. (Periodisite-var yok yılı)  Bu ağaç için geçerli değilmiydi ? Kendisini seven insanların bebek gibi bakarak büyüttüğü zeytin ağacı her yıl karakolun personelinin sabah kahvaltılarında zeytin ihtiyacını karşılıyordu. Diktiği zeytin fidanını görmek nasip olmayan polis memuru yaptığı işle gurur duymalıydı.Geçen yirmi yıl süresinde ağaç kendisini soğuklara hazırlamış evrim geçirmiş, meyve kabuğu ve ağaç kalınlığı artmış , çekirdek büyümüş. Kısaca zeytin ağacı bulunduğu iklimin soğuna karşı paltosunu giymişti.

Bütün olumlu gelişmeler ışığında ağaca tek bir sopa (sırık) vurulmamış , demir elementi vereceğiz diye gövdesine çivi çakılmamış , işkence uygulanmamış, dallarına zehir (ilaç) atılmamış doğal ortamına bırakılan ağaçta karşılığını meyve olarak vermişti.

 

Zeytin ağacı her ne kadar ılıman ve bol yağışlı iklim isteklerine ihtiyaç duysada sevildiğini anladığında size bütün benliğini sunar ve meyvelerinden yararlanmanızı sağlar. Mikro klima iklime sahip bölgelerde (Ankara-Nallıhan)-(Erzurum-İspir) (Artvin-Yusufeli ve Çoruh vadisi)- (Burdur-Göller bölgesi) -(Uşak-Eşme) - (Eskişehir-Sarıcakaya) -(Trabzon-Akçaabat) gibi sıcak vadilerde , ılıman kış iklimlerinde yetişmektedir.

Yaşadığınız sokaklara bundan sonra  farklı gözlerle bakmanızı diliyorum, sizin de çevrenizde sizi izleyen sarı çiçekleri yada yeşil ve siyah gözleri bulabilirsiniz.